Perşembe , 7 Temmuz 2022
En Son Yazılar

EKONOMİNİN FOTOĞRAFI: MERKEZ BANKASI BİLANÇOSU

Tuğberk Çiloğlu

Bir ekonominin içinde bulunduğu durumu kuşbakışı özetlemek, durum değerlendirmesi yapmak için merkez bankası bilançosundaki değişimleri gözlemlemek en iyi yöntemlerden birisidir. Çünkü merkez bankası bilançosundaki değişimler hem kamu hem de özel sektörde yaşanan ciddi değişimlerin sinyallerini verme özelliğine sahiptir. Gelin, senaryo analizleri yaparak, her durumda merkez bankası bilançosunun nasıl değiştiğini analiz edelim.
Tüm bunlardan önce, merkez bankası bilançosunun temel özelliklerini tanımakta fayda var. Merkez bankası bilançosu, diğer tüm bilançolar gibi ikiye ayrılır: Aktif ve pasif. Bildiğiniz gibi aktifler merkez bankasının varlıklarını gösterirken pasifler ise yükümlülüklerini gösterir. Doğal olarak, aktif ve pasif toplamları birbirine eşit olmak zorundadır. Gelelim aktiflere.
En önemli aktif kalemleri dış varlıklar (DV), iç varlıklar (İV) ve değerleme hesabıdır (DH). Özet olarak, merkez bankasının döviz cinsinden varlıkları, döviz rezervleri ve altın rezervleri DV kapsamındadır. Merkez bankasının ulusal para cinsinden verdiği kredileri, sahip olduğu menkul kıymetler, tahviller, bonolar ise İV kapsamındadır. DH’de ise gerçekleşmemiş kur farkları gösterilir.
Pasiflere geldiğimizde ise karşımıza Toplam Döviz Yükümlülükleri (TDY), Merkez Bankası Parası (MBP) ve yine Değerleme Hesabı (DH) çıkmaktadır. Genel anlamda TDY, merkez bankasının döviz cinsinden borçlarını gösterir. MBP ise oldukça önemlidir. Emisyon, bankalar mevduatı, yani merkez bankasının kamu/özel bankalardan aldığı borçlar, açık piyasa işlemleri sonucu ortaya çıkan hesaplar MBP kapsamındadır. Burada dikkat çekmek istediğim nokta, emisyondur. Emisyon, tedavüldeki banknotlardır. Yani merkez bankasının piyasaya ihraç etmiş olduğu banknotlar, aslında merkez bankasının yükümlülüğüdür.  DH ise yine pasiflerdeki döviz yükümlülüklerindeki gerçekleşmemiş kur farklarını gösterir.
Önemli olan, bu bilanço kalemlerindeki değişimlerdir. Örneğin, ülkemizden örnek verelim. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz kurlarının (enserten) yüksek   olduğu kanaatine varsın ve piyasaya müdahale etmek istesin. Bu durumda TCMB ne yapar ? Piyasaya döviz satar, karşılığında ise Türk Lirası (TL) alır. Peki, bunun hesaplardaki yansıması nasıl olur ? Piyasaya döviz satıldığı için DV azalır. Çünkü merkez bankası bu dövizi rezervlerinden satar, doğal olarak DV azalır. Gördüğünüz gibi bu değişim bilançonun aktif kısmında gerçekleşir. Fakat aktif ve pasif birbirine daima eşit olmalıdır. TCMB sattığı dövizin karşılığında piyasadan TL alır. Yani, bir başka deyişle tedavüldeki TL banknot miktarı (emisyon) azalmış olur. Doğal olarak, TCMB pasifindeki MBP hesabı da azalır, sonuçta bilançonun pasif kısmında da azalma gerçekleşmiş olur ve bilanço dengelenir.
Bir başka senaryoyu analiz edelim. TCMB bu sefer döviz kurlarını (enserten) düşük  buluyor olsun. Bu durumda TCMB piyasadan döviz alır ve karşılığında piyasaya TL satar. Bunun sonucunda döviz TL’ye karşı değer kazanır. Bu süreçte bilanço nasıl değişir ? TCMB piyasadan döviz alıp döviz rezervlerini artırdığı için bilançonun aktifindeki  DV hesabı artar. Fakat bunun karşılığında piyasaya TL satmıştı. Bu işlemin sonucunda ise tedavüldeki TL banknot miktarı (emisyon)  artmış olur. Yani, bilançonun pasifindeki MBP artmış olur.
Bir başka senaryo ise açık piyasa işlemleri ile ilgili olsun. TCMB piyasa faiz oranlarını yüksek buluyor olsun. Bu durumda TCMB piyasadan tahvil/bono alır ve karşılığında piyasaya TL arz eder. Bunun sonucunda tahvil/bonoların fiyatı yükselir, yani faiz oranları düşer. Bilançodaki yansıması ise aktif tarafında İV hesabı yoluyla olur. TCMB tahvil/bono aldığı için İV hesabı artar. Pasif tarafında ise TCMB piyasaya TL arz ettiği için piyasadaki tedavül, yani emisyon artar. Bunun sonucunda MBP hesabı artar, yani bilanço dengelenmiş olur.
Bir başka senaryoda ise TCMB piyasa faiz oranlarını düşük buluyor olsun. Bu durumda TCMB piyasaya tahvil/bono satar ve karşılığında TL alır. Doğal olarak, tahvil/bono fiyatları düşer, faizleri artar. Bilançoda ise aktif tarafında İV hesabında tahvil/bono çıkışı olduğu için azalma olur. Fakat piyasadan TL çekildiği için, yani emisyon azaldığı için pasif tarafındaki MBP hesabı da azalır, bilanço yine dengelenmiş olur.
Yukarıda kısaca analitik bilançonun analizi ile ekonomik senaryolar üzerinden analiz yapmaya çalıştım. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi için TCMB web sitesindeki (www.tcmb.gov.tr)  analitik bilançoyla ilgili bilgi kaynaklarını tavsiye ederim.
Görüşmek üzere.
Burada yazılanlar yatırım tavsiyesi/danışmanlığı değildir.
 

Okudunuz mu?

KÜRESEL KONJONKTÜR VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

Tuğberk Çiloğlu Küresel ekonomide 2020 yılı başından beri etkili olan pandemi süreci, kendi içinde yaşadığı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Translate »