Salı , 28 Mayıs 2024
En Son Yazılar

TAŞIMA SU VE DEĞİRMEN

Tuğberk Çiloğlu


Ekonomide neler oluyor? Bugünlerde herkes aynı soruyu soruyor. Ekonomi, daha önce de yazdığım gibi oldukça karmaşık bir sistem. Dünyanın bir ucundaki bir olay, dünyanın başka bir ucundaki ülkeyi çok hızlı bir şekilde etkiliyor, pek çok etki birbiriyle çarpışıp yeni etkiler ortaya çıkarıyor. Kısaca ifade etmek gerekirse, ekonomide her şeyin her şeyle bir bağlantısı var. Bu yazılara bakıp gözünüz korkmasın; eğer ekonominin işleyiş mantığını düşünsel olarak anlayabilirseniz, bu ilişkileri anlayıp yorumlayabilmek çok daha kolay olacaktır.
Konuya şöyle bir soruyla başlayabiliriz: Günümüzde Türkiye’nin en temel ekonomik sorunu nedir? Cevabı da hemen verebiliriz: Cari açık. Cari açık sorunsalı neden ve nasıl ortaya çıktı? Gelin bunu tartışalım. Hepimizin bildiği gibi Türkiye Şubat 2001’de çok ciddi bir kriz yaşadı. Krizin etkilerini en basit haliyle anlatmak gerekirse,  kriz sonucunda iç tüketim kelimenin tam anlamıyla çöktü, ekonomi ciddi bir oranda daraldı. Peki bunun sonucunda ne oldu? Ülke olarak yaptığımız ithalat çok ciddi bir miktarda azaldı, dolayısıyla cari açığımız hızla kapandı ve cari fazla bile verdik. Buraya kadar tamam. Lakin, asıl macera bundan sonra başladı.
Krizden sonrası malum, burada anlatmaya gerek görmüyorum. 2003 yılından itibaren Türkiye’ye çok hızlı ve yoğun bir yabancı sermaye girişi başladı. İşte, ülkemizin en temel ekonomik sorunlarından olan cari açığın temelleri o günlerde atılmaya başlandı. Ülkemize giren yabancı sermaye, sıcak para demek daha doğru olur, hızla Türk Lirası (TL) üzerinde bir değerlenme baskısı yarattı. Nasıl mı? Yabancı yatırımcılar ellerindeki dövizleri (dolar, euro)   satıp TL talep ettiler. Bunun sonucunda ne oldu? TL değer kazandı, hem de büyük bir hızla. Süreç, bu aşamadan sonra hızlanarak devam etti. Nasıl mı?
TL’nin aşırı değerlenmesi sonucunda bizim ülkemizde üretilen mal ve hizmetler yabancı tüketiciler için daha pahalı hale gelirken, yabancıların ürettiği mal ve hizmetler bizler için daha ucuz bir hale gelmeye başladı. Sonuç? Hepimizin malumu, ithalatımız resmen patladı, cari işlemler açığımız yıldan yıla artarken, şirketlerimiz ucuz dövizi bulunca hızla yabancı para cinsinden borçlandı. Bu süreç hepimizin bildiği gibi 2008 krizine kadar devam etti. Krizle birlikte küresel fon akışı ciddi miktarda daralırken, döviz pahalılaştı, TL değer kaybetti. Tüm dünyayla birlikte bizde de tüketim ciddi miktarda azalırken, ekonomimiz daraldı. Bunun sonucunda ne oldu? Cari açığımız önemli bir oranda azaldı. Tam cari açığımız azaldı derken, sahneye Amerikan Merkez Bankası (FED) girdi. Neden mi?
Bildiğiniz gibi 2008 Krizinin merkez üssü ABD. Kriz ilk olarak Amerikan finans sistemini vurdu. Dolayısıyla Amerikan finans sistemini kurtarma işi eninde sonunda FED’e düştü ve FED, para arzını devasa miktarlarda artırdı. Bunu nasıl yaptı? Piyasalardan tahvil aldı, karşılığında piyasalara dolar verdi. Bunun en büyük etkisi, ülkemizin de içinde olduğu gelişmekte olan ekonomilere oldu. Türkiye’ye bu dönemde devasa miktarlarda döviz girişi oldu ve TL tekrar değerlenme baskısı altında kaldı ve aşırı bir oranda değerlendi. Dolayısıyla 2008 Kriziyle beraber ülkemizi terk eden cari açık, FED’in parasal genişlemesiyle birlikte, eskisinden de güçlü olarak ülkemize geri döndü. Bunun sonucunda 2010 ve 2011 yıllarında devasa miktarlarda bir cari açığımız oldu. Devamı daha da ilginç oldu.
Ülkemizin cari açığının sürdürülemez olduğu anlaşılınca, ekonomi yönetimi tarafından hızla daraltıcı önlemler alındı ve ekonomi soğutuldu, yıl 2012 idi. Bu önlemlerle beraber iç tüketimde bir miktar azalma oldu ve cari açığımız bir miktar azaldı. Fakat aniden, oldukça nahoş bir gerçeğin farkına varıldı; cari açığımız küçülüyorken, ekonomimizin büyüme hızı ondan daha hızlı küçülüyordu. Neden mi? Çünkü üretim yapımız ithalata bağlı. Yani, ithalat yapabildiğimiz sürece üretebiliyoruz. Eğer döviz pahalılaşırsa, ithalat azalırsa, ekonomimizin büyüme hızı da  azalıyor.. Farkına varılan  şey;  büyüme hızındaki bu daralmanın tahminlerden çok daha büyük olmasıydı.
Bu aşamadan itibaren ülkemiz ekonomisi, ilginç bir ikilemin içine girdi: Eğer ekonomiyi büyütme kararı verirsek bunun yan etki olarak cari açığımız artıyor. Tam aksine, ekonomiyi soğutma, tüketimi azaltma kararı verirsek, cari açığımız azalıyor ama, yan etki olarak büyüme hızı güçlü bir şekilde azalırken işsizlik oranımız yükseliyor. Bugün, ekonomimiz işte böylesine bir ikilemin içerisindedir.
Önümüzdeki dönemde, benim tahminime göre, istesek de, istemesek de ekonomimiz soğuyacak. Neden mi? Yukarıda bahsettiğim FED’in parasal genişleme politikasının sonuna geliniyor. Amerikalılar aşırı dolar arzının kendi ülkelerinde yüksek enflasyona neden olabileceğini düşünüyorlar ve Aralık 2013’den itibaren parasal genişlemenin hızını azaltmaya başladılar. Yani her ay piyasalara verdikleri dolar miktarını azaltıyorlar. Asıl önemli olan nokta, piyasalara verdikleri dolarların miktarını sıfırladıktan sonra, faiz oranlarını artıracak olmaları. Şu an ABD’de faizler sıfıra yakın ama, ABD’de enflasyonun yüzde 2 civarında olduğunu düşünürsek, bu düşük faiz politikasını yakın bir zamanda sonlandıracaklar. Peki o zaman böyle bir durumdan Türkiye nasıl etkilenecek? Küresel olarak dolar pahalılaşacak, TL değer kaybedecek ve bunun sonucunda ekonomimiz çok daha yavaş bir hızda büyüyecek.
İleriki zamanlarda, yukarıda saymış olduğum olayların yaşanma olasılığı oldukça yüksek. Eğer hızla, sıcak paraya bağımlı olmadan, kendi iç tasarruflarımızla, yeniliğe ve bilgi üretimine dayalı bir büyüme modelini kurgulayamazsak, ülkemiz ekonomisi oldukça zor günler geçirecek. Galiba atalarımız bu günleri önceden görmüşler ve çok güzel bir söz söylemişler: Taşıma su ile değirmen dönmez.

Burada yazılanlar yatırım tavsiyesi/danışmanlığı değildir.

Okudunuz mu?

KÜRESEL KONJONKTÜR VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

Tuğberk Çiloğlu Küresel ekonomide 2020 yılı başından beri etkili olan pandemi süreci, kendi içinde yaşadığı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Translate »